23 Eylül 2009 Çarşamba

anarşizmin el kitabı: bölüm 1 - bir insan neden anarşist olur?





anarşizm (is) toplumsal otoritenin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini ortadan kaldırmayı savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan terim. zorlayıcı kurumlara ve toplumsal bazlı hiyerarşilere karşı olmak anarşizmin asli ilkelerindendir.

insanlar neden anarşist olur bunu bugün daha iyi anladım. yukarıda vikipedi den arakladığım tanımda geçen "zorlayıcı kurumlar" ifadesi benim anarşist olma nedenim olacak. 

daha önce pek çok şekilde zorlayıcı kurum ve devlet memurcukları* ile karşılaşmıştım. arzuhalcide yazdırmadığım dilekçeyi dilekçeden saymayan, bir imza için bir hafta kapısını aşındırtan, kasasında bozuk para yok diye son ödemesi gelmiş faturayı almayan, "bugün git yarın gel"ciliğin çok afedersiniz ama bokunu çıkartan bir dünya devlet memurcuğu ile karşılaştım. ancak bugün yaşadıklarım hepsini sollar nitelikteydi.

eğitim amacıyla önümüzdeki ay 4 günlüğüne yurt dışına çıkacağım. okuldan harçsız pasaport için gerekli belgeleri memurcuklara rağmen tamamladım. an(a)kara'da bu işlemleri yapmak için zamanım olmayacağı için ailemin yaşadığı yerdeki emniyete gerekli belgelerle başvurdum. emniyetteki görevli polis, okuldan aldığım belgeyi vergi dairesinde onaylatmam gerektiğini söyleyerek beni vergi dairesine gönderdi. 

gittim. vergi memuru öncelikle o sadece o belgenin iş yapacağını iddia etti. "siz şerh düşmeden emniyetten bir işlem yapamıyorlarmış" dedim. "dilekçe yaz, fotokopi çektir, bık bık bık. tamam yazdım, çektirdim. gittim. "müdüre sevk yaptır, sonra kayıt yaptır, gel" müdüre sevk yaptırdım, sonra kayıt yaptırdım, gittim. yazıyı yanlış yazmışlar. "tekrar müdüre sevk yaptır, sonra kayıt yaptır, gel" tekrar müdüre sevk yaptırdım, kayıt yaptırdım, gittim. "bitti, gidebilirsin" dediler. "emin misiniz?" dedim. "evet" dediler, ben de gittim.

emniyete gittiğimde memur bey, vergi dairesindekilerin belgeyi yanlış düzenlediklerini ve süre ifadesi koymaları gerektiğini söyledi. formumda "eğitimi süresince" yazıyordu. "yani 2 seneliktir, 2 sene var daha" dedim. vergi dairesindekilerin öyle yazmaları gerektiğini söyledi ve önceden onaylanmış bir iki belge gösterdi.

"tamam" dedim geri döndüm. ilçenin öteki ucuna gidene kadar öğle arası olmuş. oturdum bekledim. saat 13de kurum açıldı. memurlar 13:10 gibi teşrif ettiler. derdimi anlattım. "sadece o belge bile yeter ne uğraşıyorsun". "olmuyormuş, daha önce onayladığınız belgeleri gösterdiler" dedim. belgeyi yazarlarken "4 gün" lafı geçti. aklı evvel memurlarımız gideceğim eğitim 4 gün süreceği için 4 günlük pasaport izni vermeye kaltılar. aynı işi daha önce yapan arkadaşlarım aynı belgelerde 2 yıllık pasaport alırken ben 4 günlük pasaporta layık görüldüm. "ya okulu bırakırsan. zaten 4 günlüğüne gidiyorsun"

mantığa bakar mısınız, bir giriş çıkış ve bitti. tekrar uğraş dur. ha şu da var. çıkış yaptım gittim eğitimimi aldım ama tut ki uçağı kaçırdım, tut ki hastalandım, pasaport süresi doldu kaldım oralarda. emsal gösterdim çeşitli yerlerde aynı belge ile işlem yapan arkadaşlarımı örnek gösterdim. 
- onlar yapabilir ama biz yapamayız
- burası farklı bir ülkenin maliye bakanlığına mı bağlı? ben mi bilmiyorum
- derdinizi müdür beye anlatın

müdür beye gittik. müdür bey müdür değildi zaten oda müdürcüktü.

"burası farklı bir ülkenin maliye bakanlığına mı bağlı?" sorumu "yorumlamada farklılıklar olabilir" şeklinde cevapladı. 

bütün bu zorluklara rağmen başvurumu yaptım ve bütün bu yaşananlar kafama tek bir düşünceyi iyice yerleştirdi:


ben büyüyünce anarşik olacağım! 


"it ite buyurmuş, it de kuyruğuna" der aile büyüklerimiz. işin başında bir sorun yok, kanunu çıkaran "öğrenimi süresince harçsız pasaport hakkından yararlanabilir" demiş. ancak kuyruklar uygulamada ve yorumlamada farklılıklar çıkartıyorlar o da yetmiyor insanı çileden çıkartıyorlar! evinde eşinden annesinden, iş yerinde şefinden, müdüründen hatta iş arkadaşından bunalan, ezilen, hor görülen memurcuklar, orada o halka hizmet için bulunduğunu unutup, halka eziyet etmeyi kendilerine görev ediniyorlar. gönderilen genelgeleri açıp okuyup, işlerini nasıl yapacakları üzerindeki çalışmaları yan masada oturan memurların özel hayatları ve zayıf noktaları üzerine tez yazıyorlar!

tarihteki ilk anarşist kimdi tanımam etmem, ama onu da çileden çıkartan birileri olduğuna eminim!

*devlet memurcuğu (is. tam) kendini memur sanan, oturduğu koltukta yaptığı tek işin vatandaşı çileden çıkartmak olduğunu düşünen, iş yerinde olmayan otoritesini halktan çıkartmaya çalışan zavallı yaşam formları.

6 yorum:

AydınKoza dedi ki...

sevgili karılıksızcığım;
sana herkesten duyabileceğin klişe laflar etmeyeceğim yok burası türkiye yok bilmem neyin çivisi çıkmış falan filan..geç bunları herşeyden önce bireysellik.Memuriyet dediğin şahısların beyninin içinde dönenler.Çok iyi bir ayrıntıya denk geldi iyi analiz etmişsin evet birbirlerinin özel hayatlarını kurcalamaktan başka yaptıkları hiçbir iş yok.karşısına bir vatandaş sorununu anlatmak için dikilince tek yapabildikleri bir başkasına yönlendirmek yada afedersin ama insanı mal yerine koyup bi sövmediğini bırakmak.gelelim devletin hiç mi suçu yok çok var böle dangalak insanları bikere böyle önemli bi vazifeye getirmeleri.kiminiz diyecek belki bumu önemli vazife diye ama evet bu bir hizmetse vatandaşın sorununu halledebilmekse önemli bir vazife.
anarşist olmakta hakkın var.Çok konuştum nese diceklerim bunlardı.çok öperim.mck.

Desperate Housewife dedi ki...

aydınım kozam,

kpss iyi, güzel, hoş ama iletişimle ilgili de bir ön elemeden geçirmek gerekiyor bunları. ayrıca bir de gönderilen genelgelerin okunmaması yani işi bilmeme sorunu var orası bambaşka bi şey.

klişelere değinmediğin için de teşekkür ederim :)

incredo dedi ki...

Ben de benzer durumdan yakınırım çoğu zaman ama işin bide diğer tarafı var.Bu formalite işleri,inciğini boncuğunu denetleyen müfettişler var bu memurların başında.Bi de türkiye o kadar çok kalabalıkki,günde büssürü insanla uğraşıyorlar.( bi tanıdığımızdan biliyorum).Bazı şartlar değiştirilebilse ya da köklü bi reform yapılabilse eminim hem o memurlar hem biz çok mutlu olucaz. dolayısıyla,anarşist olmaya gerek yok sen o pasaportunla git ve bi daha bu ülkeye geri gelme :))

Desperate Housewife dedi ki...

sevgili incredo,

kızdığım nokta, başka bir ilde olurken neden burada olmuyor? isyan noktam bu. ayrıca 4 günlük pasaportla kalamam o kadar :P

:)

Alper Akpınar dedi ki...

geç de olsa okudum. :)

anarşist olmak için neden devlet memurcuklarının gıcıklıklarını görmen gerekiyor ki? mükemmel bir toplumda yaşayarak da anarşist olabilirsin.

Desperate Housewife dedi ki...

yok ben öyle derin felsefeden anarşist olan anarşistlerden değilim :)

.

.