30 Ekim 2009 Cuma

23 Ekim 2009 Cuma

sizin hiç içiniz yandı mı?

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı? 



bunu okumuş sevgili başbakanımız. başımız ya... demiş ki "Hiçbir masum yavrunun babası, hiç kimsenin nişanlısı ya da kocası ölmesin." biz de istemiyoruz emin ol. ama ya iyi niyetin suistimal ediliyor ve sen bunu göremiyorsan? sizin hiç içiniz koptu mu telefon beklerken, televizyonda "mehmetçik" programlarını izlerken, yüreğiniz yandı mı? askerdeki evlattan, abiden, sevgiliden, nişanlıdan, eşten haber alınamayan gecelerde neler yapıldığını biliyor musunuz? ya da şöyle söyleyeyim, sizin hiç oğlunuz, yeğeniniz, damadınız, öğrenciniz, komşunuz öldü mü?

9 Ekim 2009 Cuma

dolly'e kardeş gelsin mi?

"karılıksız kendini klonlatsın ki daha sık blog yazabilsin" kampanyası başlatacağım.


katılmak isteyenler sıraya girsin.


sağ baştan sayıyorum


1...

4 Ekim 2009 Pazar

...

unutturamaz seni hiç bir şey unutulsam da ben
her yerde sen her şeyde sen bilmem ki nasıl söylesem
bir sisli hazan kesilir ruhum seni görmesem
neş'emde sen hüznümde sen bilmem ki nasıl söylesem

.

.