6 Eylül 2010 Pazartesi

high fidelity


Film izlemem pek sık. Bazen bir yoruma denk gelirim, bazen de bir alıntıya "izlemeliyim ben bu filmi" derim. En son izlemeliyim ben bunu dediğim film "High Fidelity" oldu. İndirmiştim izlemek bu güzel güne kısmet oldu.

Bir erkeğin gözünden bir ayrılığı anlatıyor film. Hani o ayrılık sonrası kız toplaşkalarında "Gebersin pislik" deriz ya, aslında ne kadar tek taraflı baktığımızı anladım bu filmi izledikten sonra ve onların da duygularının olduğunu.

Filmde bir yerde "Çok yorgunum, seninle olabilmek için çok yorgunum" diyordu. Allahım ne güzel bir ifadedir bu! 

Başka bir yerinde  de "Eğer beni gerçekten mahvetmek istediysen, daha önce davranmalıydın" Evet, genelde ondan önce hayatına girip ağzımıza s*çmış biri mutlaka bulunur. "Eğer bunu sen yapacaksan geç kaldın, çünkü ben görebileceğim en son noktayı gördüm" diyebilmenin en güzel yollarından biri de bu olmalı bence.

Bir diğeri de filmin ilk cümleleriydi "Hangisi daha önce geldi, müzik mi yoksa acizlik mi? İnsanlar silahlarla oynayan ya da şiddet unsuru içeren videoları izleyen çocukların şiddet kültürünün etkisi altında kalacağını düşünerek endişeleniyorlar. Kimse kalp kırıklığı, reddedilme, acı, acizlik ve kayıplar hakkındaki binlerce, evet kelimenin tam anlamıyla binlerce, şarkıyı dinleyen çocuklar için endişelenmiyor. Aciz olduğum için mi pop müzik dinledim yoksa pop müzik dinlediğim için mi aciz oldum?" oh yes denir ancak buna, başka da bir şey denmez.

Kitabı Türkçe olarak da yayınlanmış ölümüne sadakat adıyla. Bence okumaya değer kesinlikle. Eğer aranızda benim gibi arası sinemayla pek iyi olmayan arkadaşlar varsa ve ancak tavsiye üzerine film izleyebiliyorsa ve eğer ilişkiler hakkında biraz düşünmek istiyorsa ona bir doz high fidelity iyi gelecektir eminim ;)

8 yorum:

NoNeLeSS dedi ki...

Ben yine de erkeklerin ruh konusunda sorun yaşadıklarına inanıyorum.Onları daha öncesinde kırmış kimseler olabilir,kabul.Ama sırf bu nedenden dolayı gelecekteki bizi üzmeye,hatta süründürmeye hakkı var mı?Belki biz de aynısını yapıyoruz,canımız acıdı diye ölsün bütün erkekler diyoruz ama yapamıyoruz,can acısını bildiğimiz için...Cesaret ediyoruz,deniyoruz ama onlar denemiyor bile.Kaçıyorlar!

Ayrıca yorgun olabilirler,biz çok mu rahatız?Yorgunluğu da acıyı da beraber aşarsak o zaman biz yeni bir sayfa açarız.Beraber!

İzleyeceğim filmi ama bendeki "erkek yargısı" bitmeyecek.

Sevgiyle,

Desperate Housewife dedi ki...

cesaret, cesaret, cesaret! onlarda olmayan şey...

Desperate Housewife dedi ki...

zaten filmin afişine bakarsan "fear of commitment" diyor :D

NoNeLeSS dedi ki...

Korkak ve yaralı erkek...Kaçmak gerek.

Desperate Housewife dedi ki...

filmi izle sonra konuşalım :)

NoNeLeSS dedi ki...

Olur:)

uğur dedi ki...

'-çok yorgunum , sensiz olamayacak kadar çok yorgunum.
-yani daha çok enerjin olsaydı hala ayrı mı olcaktık? kötü bir dönem geçirdiğin için mi bana dönmek istiyorsun.. bu mu?'

diye gidiyor sanki...

ve film gerçekten müzikle uğraşanlar için bir başyapıt niteliğinde beğendim =)

Desperate Housewife dedi ki...

@uğur
yanlış mı anlamışım :/

.

.